Balkan Seyahatnâmesi Jun. 2014 | Seite 30

Ohri Gölü manzaralı Ohri Kalesi’ni hayranlıkla geziyoruz. Doğa ve tarih iç içe, insanı cezbediyor. Ohri Gölü’nü karşınıza alıp baktığınız zaman solunuzda kalan yerleşim Hıristiyan, sağınızda kalan yerleşim ise Müslüman mahallesi. Şu an uyum içerisinde görünüyorlar ama rehberimizin anlattığına göre yakın geçmişte Müslümanlar üzerinde ciddi baskılar olmuş, hatta rehberimizin bir akrabasının evi zorla elinden alınmış. Kaleden indiğimizde Ohri kıyısında bir kilise görünüyor. Hemen yanı başında ise bir Osmanlı türbesi var; Sinanuddin Yusuf Çelebi Türbesi. Kilise yanında türbe, garip görünüyor doğrusu. Ancak öğreniyoruz ki burada bir Yusuf Çelebi Camii varmış, 1491’de Fâtih’in buraya gelmesiyle ona atfedilmiş, Hünkâr/Fâtih Camii diye anılır olmuş. Ancak camii yakın tarihte yıktırılarak temelleri üzerine bir kilise yapılmış. Böylece turistlerin daha içeri ilk girişlerinde “Kilise yanında Müslüman mezarının işi ne?” dedikleri garip bir manzara ortaya çıkmış. Türbe TİKA’nın ve Makedonya Kültür Bakanlığı ile buradaki Makedonya İslam Dini Birliği adlı bir kuruluşun yardımlarıyla onarılmış. Bu türbenin ve eski caminin acı hikayesini üzülerek öğreniyor, aynı hisle göl kıyısına doğru ilerliyoruz. Yusuf Çelebi Türbesi ve Yusuf Çelebi Camii yerine yapılan kilise. Göl kıyısına yapılan bir iskele ile göl üzerinde dolaşmak ve balık tutmak mümkün. Burada her bir burç için bir levha asılmış ve hangi burçtansanız o burcun levhasına parmağınızı koyup bir dilek dileyerek göle para atabileceğiniz bir batıl inanç platformu oluşturulmuş. Ohri Kalesi’nden panoramik görünüm 29