B İ L D İ R İ L E R | Page 976

KONGRE BİLDİRİLERİ birikim sahibi oldu. Bu birikimi Osmanlı coğrafyası ve diğer dünya tarihçileriyle paylaşması gerektiği konusunda sonuçlara vardık. Çünkü buradaki birikim bizim aramızda kalırsa bu müşterek mirasa karşı saygısızlık olur. Mutlaka bunun dağılımının ve bu dağılım imkanının araştırılması gerektiği üzerinde duruldu. Söz gelimi mahalli arşivlerle, yani eski, şimdi her biri merkez olan, Osmanlıdan ayrıldıktan sonra birer milli devlet olan ülkenin arşivleriyle bizim arşivlerimiz arasındaki ilişkinin ki, var bu tür protokoller, bu ilişkilerin geliştirilebilmesi ve anlaşılabilir ve kullanılabilir hale dönüştürülmesi gerekiyor. Türkiye’deki restorasyon, özellikle restorasyon imkanlarının ve tecrübelerinin ortaya çıkarılması gerekiyor. Ve çok önemli bir hususu ben de arz etmiştim. Ve bazı arkadaşlarda söylüyor. bugün Türkiye’de 250 milyona yakın Osmanlı belgesinden söz ediyoruz. Arap coğrafyası, Balkanlar, Kafkaslar ve Rusya’da mesela Rus arşivlerinden, Venedik arşivlerinden başka arşivlerdeki, hatta ben Portekiz’de gördüm. Osmanlıca yazışmalar düşündüğümüzde bu 300-350 milyonu bulacaktır. Bu kadar belgenin olduğu başka bir tarih yok. Ama bu kadar çokluğun başka bir problemi var. Sahte belgelerin de dünyada dolaşmaya başladığını görüyoruz. Özellikle bu alanda diplomatika bilgisi yüksek ama bu işi de anlayabilecek yetenekte uzmanların yetiştirilmesi gerektiği vurgulandı. Üniversitelerle kurumunuzun işbirliğinin üzerinde duruldu. Ve tabi ki, sonuçta hakikaten çok başarılı bir kongre meydana geldi. Bunu da şüphesiz organizasyonu gerçekleştiren, fiziki organizasyonu gerçekleştiren değerli firma hangisiyse, kendilerine teşekkür ederiz. Oldukça başarılıydılar. Ama perdenin arkasında çok başarılı arkadaşlar vardı. Onlar bir kere önce şu bize, özellikle yabancı tanıklarımızı anlamamıza imkan veren ve bizi onlara anlatan mütercimlerimize teşekkür ediyoruz. Onlar için bir alkış rica ediyoruz. Ve aynı zamanda, sürekli salonlar arası dolaşan sevgili Mehmet Yıldırır ve ekibine; Sevgi hanıma, Songül hanıma. Çünkü onlar aynı zamanda bize birer katalog hediye ettiler onlara da şükranlarımı arz ettikten sonra bir kaç hususta kendimize dönük olarak söylemem gerekiyor. Birazcıkta biz akademisyenler ne yaptık hususu üzerinde durmak i