B İ L D İ R İ L E R | Página 618

KONGRE BİLDİRİLERİ Ayn Ali’nin her iki risalesinin yurt için­de özellikle İstanbul’da ve yurt dışında birçok yazma nüshaları bulunmaktadır (İstanbul’dakiler için bk. Özdemir, s. 9-13). Bunlar yöneticiler için çeşitli zamanlar­da istinsah edilmiş olup bazılarına istin­sah edildikleri dönemdeki önemli idarî değişikliklerle ilgili ekleme ve çıkarma­lar yapılmıştır. Bu durum nüshalar ara­sındaki farklılıkların başlıca sebebini teş­kil etmektedir. Her iki risale de gerek Osmanlı döne­minde gerekse günümüzde tarihçiler ta­rafından sıkça kullanılan kaynak eserler niteliğindedir. Ancak tenkitli metinleri hazırlandıktan sonra her iki risaleden daha güvenilir şekilde faydalanma im­kanı doğacaktır. EK Kavânîn-i Âl-i Osmân der Hulâsa-i Mezâmîn-i Defter-i Dîvân Hatime Bu fakir-i pür-acz ü kusur Defter-i Hâkanî Emaneti hizmetine me’mur olduğumda Defterhane ahvalin kemal mertebe teşviş ve ihtilal üzere bulup cümleden birisi mahluldan bir mazule timar verilse ol timar ona müyesser olmak ihtimali yok idi ki bir timar birkaç kimsenin beratında mukayyed bulunup “Falan zamandan beri üzerimdedir” deyü nizâ ederledi. Ale’l-husus feragatten veya mahlulden veya sefere gelmediğinden bir mazule timar verilse ümena-i sâlife zamanında ol timar verilen şahsın kaydına şerh verilmemekle niceleri ol timarı mukaddem tarihiyle temessükler ibraz edip ruznamçede şerh verilmemekle onlar dahi berat edip mukaddem âhara berat olduğu malum olmazdı. Bu Fakir zamanında bir timar ki mahlulden bir kimesneye tevcih olunup berat olur, müteveffânın ruznamçesine ’mezkur fevt olup timarı fülana verildi’ deyü şerf verilür. Sonradan erbab-ı hiyel mukaddem tarihiyle temessükat ibraz edip berata geldikde mukaddem âhara berat olduğu malum olup artık men’ ve ref’ olunur ve cevabı verilir. Eyyam-ı Devlet-i pâdişahîde şimdi bir timar ki mahlulden bir mazule inayet olunur, ana m