KONGRE BİLDİRİLERİ
Ayn Ali’nin her iki risalesinin yurt içinde özellikle İstanbul’da ve yurt dışında birçok
yazma nüshaları bulunmaktadır (İstanbul’dakiler için bk. Özdemir, s. 9-13). Bunlar yöneticiler
için çeşitli zamanlarda istinsah edilmiş olup bazılarına istinsah edildikleri dönemdeki önemli
idarî değişikliklerle ilgili ekleme ve çıkarmalar yapılmıştır. Bu durum nüshalar arasındaki
farklılıkların başlıca sebebini teşkil etmektedir.
Her iki risale de gerek Osmanlı döneminde gerekse günümüzde tarihçiler tarafından sıkça
kullanılan kaynak eserler niteliğindedir. Ancak tenkitli metinleri hazırlandıktan sonra her iki
risaleden daha güvenilir şekilde faydalanma imkanı doğacaktır.
EK
Kavânîn-i Âl-i Osmân der Hulâsa-i Mezâmîn-i Defter-i Dîvân
Hatime
Bu fakir-i pür-acz ü kusur Defter-i Hâkanî Emaneti hizmetine me’mur olduğumda Defterhane
ahvalin kemal mertebe teşviş ve ihtilal üzere bulup cümleden birisi mahluldan bir mazule
timar verilse ol timar ona müyesser olmak ihtimali yok idi ki bir timar birkaç kimsenin
beratında mukayyed bulunup “Falan zamandan beri üzerimdedir” deyü nizâ ederledi. Ale’l-husus
feragatten veya mahlulden veya sefere gelmediğinden bir mazule timar verilse ümena-i sâlife
zamanında ol timar verilen şahsın kaydına şerh verilmemekle niceleri ol timarı mukaddem
tarihiyle temessükler ibraz edip ruznamçede şerh verilmemekle onlar dahi berat edip mukaddem
âhara berat olduğu malum olmazdı.
Bu Fakir zamanında bir timar ki mahlulden bir kimesneye tevcih olunup berat olur,
müteveffânın ruznamçesine ’mezkur fevt olup timarı fülana verildi’ deyü şerf verilür. Sonradan
erbab-ı hiyel mukaddem tarihiyle temessükat ibraz edip berata geldikde mukaddem âhara berat
olduğu malum olup artık men’ ve ref’ olunur ve cevabı verilir. Eyyam-ı Devlet-i pâdişahîde
şimdi bir timar ki mahlulden bir mazule inayet olunur, ana m