KONGRE BİLDİRİLERİ
ve depolama gibi unsurları vurgulanmıştır. Bu çalışmalarda ayrıca dijitalleştirmenin sadece analog
formdaki materyallerin elektronik ortama aktarılmasına yönelik bir süreç olmadığı, ortaya çıkan
yeni teknolojiler doğrultusunda elektronik ortamdaki materyallerin de yeni ortamlara aktarılmasını
kapsadığı belirtilmektedir (tcom, 2011). Diğer tanımlarda kültürel varlıkların korunması, kültür, bilim
ve eğitim gibi konularda toplumun yararına sunulması, bulunulan toplumun hafızasının kalıcılığının
sağlanması boyutları öne çıkmaktadır.
Dijitalleştirme tanımlarında yer alan amaçların dışında kurumların bu girişimleriyle; kurumsal
kimliğin yeni platformlar üzerinden yansıtılması, yeni bilgi hizmetlerinin sunulması ve dijitalleştirilen
materyallerin daha yüksek oranda kullanımının sağlanması, özgün (orijinal) materyallerin korunması
ve kurumun mevcut teknik altyapı olanaklarının geliştirilmesi gibi hedefleri de gerçekleştirmeye
çalıştıkları dikkati çekmektedir (IFLA 2002; Ministry of Culture of the Republic of Croatia 2006;
Bašić, Hasenay ve Krtalić 2010). Bu hedefler çerçevesinde kurumların dijitalleştirme çalışmalarındaki
planlamalarını erişim, koruma ve seçim unsurlarını ön plana çıkararak gerçekleştirdikleri ve yön
verdikleri vurgulanmaktadır (IFLA 2002; Gould ve Ebdon 1999; Ministry of Culture of the Republic
of Croatia 2006).
Dijital varlık yönetimi açısından depolama uygulamalarında ise dijitalleştirme uygulamalarının
işlevleri genellikle uzun süreli koruma çerçevesinde ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda dijitalleştirme
uygulamalarının işlevleri;
• içeriğin yönetiminde kullanılan bilgi sistemindeki ciddi değişikliklerde,
• içeriğin başka bir sisteme aktarılmasında,
• içeriğin üretiminde,
• orijinal kopyanın kullanımın sonlandırılmasında
• içeriği korumak için gereken kapasitenin dolması durumlarında başlamaktadır (Ministry of
Culture of the Republic of Croatia, 2006).
Dijital varlıkların yönetimi için gerçekleştirilen dijitalleştirme uygulamaları materyallerin iki
temel formu için koruma sürecini kullanabilmektedirler. Bu çerçevede ilk yöntem olarak orijinal
materyaller dijital kopyalarla yer değiştirilerek orijinal materyalin kullanımı, taşınması ya da diğer
aktiviteler sırasında zarar görmesi engellenmektedir. İkinci bir yöntem olarak ise dijital kopyalar
güvenlik için tutulan kopyalar olarak yer almakta ve böylelikle orijinal kopyanın zarar görmesi ya da
kaybolması durumlarında kullanılabilmektedir. Dijitalleştirme işlemi orijinal materyalin korunması
amacıyla yapılıyorsa üretilen dijital kopya orijinal materyalin yüksek kalitede orijinal kopya ile
yer değiştirebilecek ve kullanım için kolaylıkla erişilebilecek bir düzeyde olması gerekmektedir.
Eğer dijital kopyalar orijinal materyali tam olarak yansıtmıyorsa veya kullanım açısından zorluklar
yaşanıyorsa dijitalleştirmenin koruma amacı tam olarak sağlanmamış olur (Ministry of Culture of the
Republic of Croatia, 2006). Bu doğrultuda kurumlar dijital varlıklara yönelik olarak dijitalleştirme
uygulamalarına başlarken oluşturacakları dijital kopyaların özelliklerini açık bir şekilde tanımlamalı
ve teknolojideki gelişmeleri göz önüne alarak farklı sistemlerle uyumluluk sağlayacak formatları
kullanmaları gerekmektedir. Format uyumluluklarının yanı sıra dijital ortama aktarılan ya da dijital
ortamda oluşturulan varlıkların yönetiminde dikkat edilmesi gereken önemli bir unsur da metadata
tanımlamalarıdır. Özellikle Türkiye’de dijitalleştirme çabalarına yönelik bilimsel çalışmalar ve
etkinliklerde dile getirilen bir sorun olarak görülen metadata tanımlamaları (Çakmak ve Yılmaz, 2012;
Odabaş, Odabaş ve Polat, 2008) dijital varlıklara erişimin etkin bir biçimde sağlanması ve gerektiğinde
yeniden kullanılabilmesi için gerekli olmaktadır. Literatürdeki çalışmalara bakıldığında da metadata
kavramı daha çok elektronik ortamla ilişkilendirilerek; elektronik ortamda yer alan dokümanlara ve
bilgilere yönelik olarak geliştirilmiş bir tanımlama aracı olarak görülmektedir. Daha geniş kapsamda
574
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
ise bu kavramın fiziksel ya da elektronik bir materyal ile ilgili tanıtımsal bilgi veren ve materyali
tanımlayan, açıklayan, yönetimini kolaylaştıran veya yerini gösteren bir bilgi olarak tanımlanmaktadır
(Ergün, 2008). Yapılan tanımlamaların yanı sıra metadatanın elektronik ortamda yer alan varlıkların
kimliklenmesinde en önemli araçlardan biri olduğu söylenebilir.
Dijital Varlıkların Kullanımında Yeni Teknolojiler ve Veri İlişkilendirme
Gelişen web teknolojileri, dijital varlıkların yönetimine yeni bir boyut getirerek kullanıcılar
tarafından daha etkin bir şekilde kullanılarak bilgi ihtiyacının karşılanmasını sağlamaktadır. Özellikle
Web 2.0 teknolojilerinin getirmiş olduğu kullanıcı etkileşimli yapı (Özel ve Çakmak, 2010) kurumlar
açısından da önemli bir yapı sağlamıştır. Bu çerçevede dijital varlıklar için yönelik etiketleme,
yorum yapma, benzer nitelikteki unsurlarla ilişkilendirme, paylaşma gibi özellikler kullanılmaya
başlanmıştır. Söz konusu özellikler bir yandan Web 2.0 uygulamalarının temel özelliklerinden olan
kullanıcı etkileşimini güçlendirirken, dijital varlıkların yeni bilgi kaynaklarıyla ilişkilendirilmesi
sürecine de katkı sağlamaktadır. Örnek olarak bu yaklaşımları ilk olarak sanal dünya uygulamalarında
(Second Life) karşımıza çıkmaktad