B İ L D İ R İ L E R | Page 442

KONGRE BİLDİRİLERİ bulunan arşiv belgelerinin internet üzerinden görüntülerinin alınabilmesinin kendileri için önemli olduğu görüşündedir.   Türkiye’de ki arşiv kurumlarının günümüz bilgi ve iletişim teknolojilerinden yeterince yararlandıkları görüşüne katılımcıların %49,05’i katılmazken %18,86 ise bu görüşe kesinlikle katılmamaktadır. Katılımcıların 69,8’i elinde arşiv malzemesi bulunan kurumların internet üzerinden verdiği hizmetlerden memnun olmadıklarını ve %93,39 ’u   Türkiye’deki araştırma kurumlarının dağınık oldukları görüşüne katıldıklarını ifade etmektedirler. Katılımcıların %14,64 ’ü konuyla ilgili yasal düzenleme eksikliğinin ve % 14,41 ’i mevcut arşiv malzemesini mülkiyet olarak görülmesinin ve arşiv malzemelerinin bilimsel öneminin algılanamamış olmasının bu konudaki en önemli neden olduğunu belirtmektedirler. Ayrıca   çalışmanın ana temasını oluşturan “Türkiye’deki araştırma kurumlarının dağınık oldukları” görüşüne katılımcıların % 66,26’sı kesinlikle katılıyorum ve % 31,13’ü katılıyorum şeklinde cevap vermişlerdir. Kullanıcıların %100’ü Türkiye’deki arşiv ve kütüphanelerin hepsine internet üzerinden erişebilmenin kendileri için önemli olduğu görüşündedirler. Aynı zamanda katılımcıların %78,3’ü Türkiye’de farklı kurumlarda bulunan arşiv malzemelerinin tek bir kurum altında toplanması fikrine katılırken tüm resmi ve özel arşiv/kütüphanelerin araştırma ve belge örneği sağlama hizmetlerinin “Ulusal Bilgi Merkezi” üzerinden yapılması fikrine katılanların oranı da %88,67’dir. Katılımcıların %28,88’i Türkiye’de farklı kurumlarda bulunan arşiv malzemelerinin tek bir kurum altında (ULUSAL BİLGİ MERKEZİ) toplanmasının bilimsel çalışmaları hızlandıracağını, %26,35’i bilim adamlarına zaman kazandıracağını, %23,1’i gereksiz seyahat ve konaklama masraflarını azaltacağını %18,41’i ise daha fazla bilimsel çalışma yapılabilmesine imkân vereceği belirtmişlerdir. Neden Ulusal Bilgi Merkezi? Arşiv kurumları ve kütüphaneler kuruldukları tarihten itibaren içinde bulundukları dönemlerde toplumsal ve kültürel değişimlerden etkilenmişlerdir. Günümüzde ise bu etkileşim arşiv ve kütüphanelerde bulunan arşiv malzemelerinin sayısallaştırılması ve her yerden herkesin erişimine açık olması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bilindiği gibi bilgi merkezlerindeki bilgi kaynağının sayısı önemlidir, ancak bu bilgi kaynaklarının hangi amaçlarla ve nasıl kullanılacağını öğretmek, kullanımını sağlamak daha önemlidir16. Türkiye’deki bilgi merkezlerinin sahip olduğu kültürel miras ve bilhassa Osmanlı Arşivleri tüm dünya vatandaşlarının ve bilim insanlarının yararlanmalarını gerektirecek kadar önemlidir. Ancak yukarıda belirtilen sorunlar bu duruma engel teşkil etmektedir. Arşiv ve kütüphanelerimiz araştırıcılar için benzer imkânları sunmak için benzer yatırımları birbirinden habersiz ve birbirleri ile yarışırcasına ayrı ayrı yapmaktadır. Bunun bir sonucu olarak her kurum yüksek maliyetlerle birbirinden kopuk ve bu konudaki ulusal ve uluslararası standartlardan uzak kullanışsız projeler üretmektedir. Ayrıca mevcut yasaların yetersizliği ve “Millî Arşiv Kanunu”nun henüz çıkarılamamış olması, kurumlar arası işbirliği eksikliği, bilgi ve deneyimlerin paylaşıl(a)maması, tekelci anlayışlar arşivlerin sunduğu bilgi hazinelerinden yararlanmanın önünde ciddi engeller oluşturmaktadır. Bütün bu sorunlar tüm arşivleri zaman ve mekândan bağımsız, ortak erişilebilir bir zemine taşımayı da zorunlu hale getirmektedir. 1795 yılında Hollanda Yeni Meclis Üyesi Henricus van Royen’ in söylediği gibi “Bütün beratlar ve birinci sınıf belgeler farklı kurumların kıskançlıkla başkalarından koruduğu ve sakladığı gizlenmiş, tozlu, kullanışsız birer gurur abidesidir. Artık bu kültür varlıkları millî menfaatler için kullanmanın zamanı gelip geçiyor. Bunun için eyaletlerde ve merkezde farklı kurumlarda tutulan bütün otantik beratlar, belgeler bir araya getiri Y[H