KONGRE BİLDİRİLERİ
makineleri ile çekmiş oldukları pozlar, günümüzde yerini dijital fotoğraf makinesi ile çekilenlere
bırakmıştır. Bu teknolojik gelişme, insanlara daha az maliyetle daha çok fotoğraf çekme imkânı
tanımakla beraber, çekilen fotoğrafların nerede ve nasıl saklanacağı, istenildiği zaman arzu edilen
fotoğrafa nasıl ulaşılacağı gibi bazı problemleri de beraberinde getirmiştir. Aynı şekilde gelişen
teknolojik imkânlarla beraber, değişiklik yaşanan sahalardan birisi de bilgi saklama alanlarında
olmuştur. Eskiden kütüphaneler sadece kitap ve dergi gibi bilgi kaynaklarının bir arada bulunduğu
merkezler iken, günümüzde ise bu hizmetlerinin araştırıcıya elektronik ortamda sunulduğu merkezler
halini almıştır. Bu bilgi kaynaklarının elektronik ortama taşınması, özellikle tarihi eser hüviyetinde
olan eski yazma eserlerin korunması, kolayca ulaşılabilmesi ve faydalanılabilmesi açısından çok
önemli katkılar sağlamıştır.
Gelişen teknoloji, geçmişten bize aktarılan “kültürel miras”ımızın dijitalleştirilmesi adına önemli
fırsatlar sunmaktadır. Ancak, bu fırsatın tespit edilebilmesi için öncelikle, “kültürel miras” terkibinden
ne anlaşıldığının ortaya konması faydalı olacaktır. Genel olarak insan türüne özgü bilgi, inanç ve
davranışlar bütününün parçası olan somut nesneler şeklinde tanımlanan kültürel miras,1 Unesco
tarafından somut ve somut olmayan kültürel miras olmak üzere ikiye sınıfta ele alınmıştır. Somut
olmayan kültürel miras, toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının
bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, performanslar, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara
ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar olarak tanımlanmakta; sözlü gelenek ve anlatımlar,
gösteri sanatları, toplumsal uygulamalar ve el sanatları geleneği, somut olmayan kültürel mirasa
örnek olarak verilmektedir.2 Somut kültürel miras ise Unesco tarafından taşınır ve taşınmaz somut
kültürel miras olarak iki kategoride ele alınmaktadır. Anıtlar, bina grupları, yerleşim yerleri ve
toplumsal tarih açısından önem taşıyan yapılar, taşınmaz kültürel miras öğeleri olarak kabul edilirken;
arkeolojik araştırmalardan elde edilen arkeolojik buluntular, halk kültürü araştırmalarında bir araya
getirilen etnografik malzemeler ile resimler, minyatürler, heykeller, müzik, tiyatro, dans, edebiyat,
yapı, sinema-video ve filmler gibi sanat eserlerinin hepsi somut taşınabilir kültürel miras olarak kabul
edilmektedir.3 Bu kısa değerlendirmeden sonra, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan zengin arşiv
malzemesini üç kıtada kırka yakın devleti ilgilendiren, somut taşınabilir bir kültür mirası olarak kabul
etmek mümkündür.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi
Osmanlı Devleti’nden intikal eden en zengin ve değerli arşiv malzemesi, Başbakanlık Devlet
Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda bulunmaktadır. Osmanlı Devleti’nin
merkez teşkilâtı kuruluşlarından olan Divân-ı Hümâyûn, Bâb-ı Defterî, Bâb-ı Âsafî (Bâb-ı Âlî), Hatt-ı
Hümâyûn ile bunların çeşitli daire ve kalemlerine ait sicil, defter ve vesikaları ihtiva eden Başbakanlık
Osmanlı Arşivi, sahip bulunduğu arşiv malzemesinin hususiyeti itibariyle, bir devlet arşivi vasfını
taşımaktadır.
Osmanlı Devleti’nde evrâkın muhafaza edildiği ilk yer Yedikule mahzenidir. Yedikule’den sonra
arşivler Atmeydanı’na, oradan da Topkapı Sarayı’nın inşasını müteakip Hazîne-i Âmire ve Enderûn-ı
Hümâyûn’a nakledilmiştir.
Devletin arşiv evrâkının bulunduğu yerlerin farklı semtlerde olması, resmî muamelelerin
yürütülmesindeki güçlük ve Topkapı’daki mekânın yetersiz kalışı sebebiyle, ilk defa 1785 yılında
Bâb-ı Âlî’ye bünyesinde bir arşiv binası yapılması gündeme gelse de, ilk modern arşiv binası olan
Hazine-i Evrâk Binası, Sultan Abdülmecid emri ile mimar Fossati’ye yaptırılarak 1848 yılında
hizmete girmiştir. Bugün İstanbul Vilayet Bahçesi sınırları içerisinde kalan bu bina Bâb-ı Âlî’nin
hemen girişinde sağ taraftadır. Ortası kubbeli olan bu yapı Bâb-ı Âlî arşivini yangınlardan korumak
1 Metin İşçi, Sosyal Yaşam ve Sosyal Değişme, İstanbul 2000, s. 29.
2 İlknur Darçın Şahin, Yerel Kültür Mirasının Dijitalleştirilmesi Ve Halk Kütüphaneleri: Yalova Örneği, Ankara 2010, (Hacettepe Üni. SBE.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), s. 21.
3 İlknur Darçın Şahin, s. 20.
406
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
ve muhafaza etmek üzere inşa edildiğinden binanın merdivenleri, kat döşemeleri hatta kapı kanatları
İstanbul Tersanesi’nde demirden yaptırılmıştır.4
Hazine-i Evrâk binası, Cumhuriyet’in ilânından önce 1923 senesinde, Sadâret evrâkının ve
eşyasının muhafazası için, Başvekâlet Kalem-i Mahsus Müdüriyeti’ne bağlı “Mahzen-i Evrâk
Mümeyyizliği” adı ile yeniden teşkilâtlandırılmıştır. 1923 yılında, “Mahzen-i Evrâk Mümeyyizliği”
adı ile Başvekâlet Kalem-i Mahsus Müdüriyeti’ne bağlanan arşiv teşkilâtı, 1927’de “Hazine-i
Evrâk Müdür Muavinliği” adı ile Başvekâlet Müsteşarlığına bağlanarak bir bakıma müstakil bir
daire hüviyetini kazanmıştır. 1929 yıl ında Başvekâlet Muamelât Müdürlüğü’ne bağlanmış ise de,
müsteşarlık makamı ile olan irtibatını korumuştur.
Daha sonra, Cumhuriyetin onuncu yılında, 20 Mayıs 1933 tarih ve 2187 sayılı Kanunla,
Ankara’daki Evrâk Müdürlüğü ile İstanbul’daki Hazine-i Evrâk Müdür Muavinliği, “Başvekâlet Evrâk
ve Hazine-i Evrâk Müdürlüğü” adı altında birleştirilmiştir. 19 Nisan 1937 tarih ve 3154 sayılı Kanunla
da Başvekâlet teşkilâtı içerisinde müsteşara bağlı, müstakil bir arşiv dairesi haline getirilmiştir. 29
Haziran 1943 tarih ve 4443 sayılı Kanunla müsteşarlığa bağlı Başvekâlet Arşiv Umum Müdürlüğü
statüsüne kavuşturulmuştur. 27 Şubat 1982 tarih ve 8/4334 karar sayılı “Bakanlıkların Yeniden
Düzenlenmesi ve Çalışma Esaslarının Yürürlüğe Konulması Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı” ile
Başbakanlık Teşkilâtı içerisinde bugünkü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı adını almıştır.
19 Ekim 1984 tarihinde yürürlüğe konulan 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilât Kanunu ile millî
arşivlerimizin korunması ve değerlendirilmesiyle ilgili her türlü görev Başbakanlığa verilmiş, bu görevi
yürütmek üzere Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kurulmuş ve Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı,
Genel Müdürlüğe bağlanmıştır.5
Bugün Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan depolarda, Osmanlı Devleti’nin
kuruluşundan 1922 yılına kadar olan sürede oluşmuş yaklaşık 100.000.000 belge ve 370.000 defter
vardır. Bunlardan yaklaşık 30.000.000 belge ve defter tasnif edilerek araştırmaya açılmıştır. Bu belge
ve defterler Balkan, Ortadoğu, Afrika ve Dünya tarihinin aydınlatılmasında en önemli kaynaklar
arasında yer almaktadır.
Osmanlı Arşivi’nde yer alan evrâkların korunması, tamiri, tasnifi, araştırmaya açılması, tanıtılması
ile olarak 9 birim görev yapmaktadır. Bu birimlerden Birim Kalite Yönetim ve Ar-Ge Şube Müdürlüğü,
kurumda yürütülen faaliyetlerin belirlenmiş standartlarda yürütülmesi, dokümanların hazırlanması,
uygulamaların TS EN ISO 9001:2008 standartlarının şartlarına uygunluğunun kontrol edilmesi ile
sürekli iyileştirme çalışmaları kapsamında paydaş beklentilerinin belirlenmesi ve Ar-Ge çalışmalarını
yapmakla; .Muhafaza ve Bakım Şube Müdürlüğü, arşiv belgelerini tüm zararlı unsurlardan korumak,
önleyici tedbirler almak ve depolardaki arşiv malzemelerinin giriş-çıkışını takip ve kontrol ederek
kayıtlarını tutmakla; Restorasyon ve Konservasyon Şube Müdürlüğü, belgelerden tamire muhtaç
olanları tamir etmek; cilde ihtiyacı olan defterleri ciltlemek; belgelerin içine konulduğu gömleklik
kâğıtların kesme, katlama ve baskı işlemlerini yaparak arşiv belgelerini restore ederek muhafazasını
sağlamakla; Tasnif İşleri Şube Müdürlüğü, depolarda ham halde bulunan evrâkı tasnif etmek suretiyle
belgelere kimlik kazandırmak ve belge ve defterleri araştırmaya açılacak hale getirmekle; Araştırma
Hizmetleri Şube Müdürlüğü, araştırmacıların bilgi ve belgeye, en son teknolojik gelişmelerin kullanımı
ile hızlı ve şeffaf bir şekilde erişimini sağlamakla; Bilgi-İşlem Şube Müdürlüğü, elektronik ortamda
sahip olunan tüm bilgi varlıklarını, bilgi güvenliği çerçevesinde bir merkezde toplayarak muhafaza
etmek, verdiğimiz hizmetlere hızlı ve güvenli erişim sağlamakla; Mikrofilm ve Dijital Arşivleme Şube
Müdürlüğü, belgeleri dijital ortama aktararak orijinal belgelerin kullanımdan dolayı zarar görmesini
engellemek ve aynı zamanda araştırmacılara dijital ortamda daha hızlı hizmet vermekle; Yayın İşleri
Şube Müdürlüğü, tespit edilen konularla ilgili belge ve defterlerin yayınlanması ve dağıtılmasını
4 Semavi Eyice, “Fossati, Gaspare Trajano”, DİA, XIII / 170–172.
5 Başbakanlık Osmanlı Arşiv Rehberi, Ankara 2010, s. XXVII-XXXVII, Necati Aktaş-Yusuf Halaçoğlu, “Başbakanlık Osmanlı Arşivi”, DİA,
V/122-126.
Arşiv Dairesi Başkanlığı
407