B İ L D İ R İ L E R | Seite 340

KONGRE BİLDİRİLERİ Fuzûlû’nin yine bir kasidesinden anlaşılmaktadır ki, Ayas Paşa, bulunduğu şehir, imar, sükun ve emniyet açısından berbat bir haldeyken bu şehri onarıp, “yola getirilmesi müşkül mülkü” abâd eylemiştir. Fuzûlî Divanında 11 numara ile kayıtlı ve “Kaside der Tevaîf-i Bağdat ve Meth-i Sultan Süleyman” başlığını taşıyan kaside, bir kasidenin gerçekte ne olduğunun en güzel örneklerinden biridir. 71 beyitlik bu kaside Bağdat şehrinin, sosyal, kültürel ve tarihi bir fotoğrafını yansıtmaktadır. Şehirdeki tarihi, dini şahsiyetler, İslam dini açısından şehrin önemi, tarihin büyük olaylarına merkezlik etmesi, coğrafi ve tabii güzellikleri, kültürel zenginliği vs. gibi birçok konu bu kasidede çok güzel bir üslupla harman edilmiştir. Her yönüyle Bağdat tarihi araştırmacıları için zengin bir vesika niteliği taşımaktadır.18 Yahya Bey, Divanında, 22 beyitlik bir kasidesinde, Kâsım Paşa’nın Bağdat’ta Şat ırmağı üzerine bir köprü yaptırdığını söyleyerek, bu köprü vesilesiyle Paşa’ya övgüler düzmektedir. Kurıda yaşda yoldaşlık idüp Hızr-âsâ Yapdı bir köprü Şata Hazreti Kâsım Paşa19 Hazreti Aga dahi Kâsım beg-i Anda vâlî eyledi hasbe’l-murâd Hem dahi bu çeşme-yi kıldı binâ Nûş idüp Kevser şarâbın ola şâd Zevk idüp dil-teşneler târîhini Didiler “ser-çeşme-i Sultân Murâd” H. 1003,ü K134, s. 435-436. Kâsım Bey Çeşmesine Târih Yapdı Kâsım Beg bu zîb^q çeşmeyi Nûş idüp Kevser şarâbın ola şâd Ey Cinânî teşneler târihini Didiler t”ser-çeşme-i Sultân Murâd”, H. 1003, Kıta 135, s. 436. Sultân Murad Kasrına tarih. 11 beyitlik bir Kıt’a, H. 1000, K. 162, s. 451-452. Beytiyle başlayan bu kaside vesilesiyle bizler, Şat ırmağı üzerine yapılan bu köprünün halk arasında ne büyük bir sevinç yarattığını da öğrenmiş oluyor, şâirin böylesi büyük bir eseri bina eden insanı ebedileştirdiğine de şahit oluyoruz. Gazanfer Aga mescidin Câmi itdügine târîhdür Divan Şiirindeki Kıt’a Manzumelerinin Osmanlı Somut Kültürel Mirasına Örnekler Divan şiirinin tarihi malzemelerin, yapıların, eserlerin tespitinde rol oynaması genel olarak kıt’alarda ortaya çıkmaktadır. Bizler, seçtiğimiz bazı divanlardan örneklerle bu konuda divan şiirinin önemine dikkat çekmek istiyoruz. 1.16. yüzyıl şâirlerinden Cinânî’den bazı kıt’alar20 : Bir mezarın tamirine tarih: Yapup ehl-i hayrun biri bir mezar Niçe sa’y ile itdi sarf-ı himem Dinildi binâsına târîh anun ”Zihî hâb-gâh-ı diyâr-ı adem” , H.986, Kıt’a 52, s. 400. İstanbul’un yanmasına tarih: Târîh-i berây-ı ihrâk-ı İstanbul: Hışm-ı İlâhî irüp yakdı Sitanbul’u âh Dil didi târîhini “hışm-ı cedîd-i İ