KONGRE BİLDİRİLERİ
bir tebliğ için uygun değildi.
Kongrenin son günü A Salonundaki ilk oturumu Prof. Dr. İdris Bostan yönetti. Konuşmacılar listesinde
ismini görmekle sevindiğimiz Prof. Dr. Pal Fodor, görevi dolayısıyla Kongreye maalesef katılamamıştı.
Macaristan’ın Eötvös Lorand Üniversitesi Türkoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Geza David Macaristan’la
ilgili timar ruznamçe defterlerinin önemi hakkında güzel bir tebliğ sundu. Doç. Dr. Erhan Afyoncu’nun
konusu da timar ruznamçe defterleri üzerine idi ve ilgi ile takip edildi. Afyoncu’nun yeni hazırlanan Tapu
ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi Katoloğu hakkındaki eleştirisi ise bazı defterlerin numaralarının değiştirilmesi hakkında idi. Tartışmalar bölümünde Afyoncu’nun bu eleştirilerini kitabı
hazırlayanlardan Sevgi Işık cevaplandırdı: Tasnif sırasında bazı defterlerin yanlış tasnif edildiği görülmüş
ve bunların kendi defter grupları içerisinde görünebilmesi için bu değişiklik zorunlu olarak yapılmıştı. Daha
sonra Sayın Afyoncu bu tenkitlerini yapmış olduğu TV programında da tekrarladığından verilen cevabın
kendisini pek tatmin etmediği anlaşılmaktaydı. Gazi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emine Erdoğan Özünlü de
timar ruznamçe defterlerinin askeri tarih araştırmaları bakımından önemi üzerinde durdu. Böylece birbirini
tamamlayan üç ayrı tebliğ ile güzel bir oturum oldu. Prof. Dr. İlber Ortaylı yapmış olduğu katkılarla oturuma ayrı bir renk kattı. Tartışma kısmındaki ana konulardan birisi de Sayın Afyoncu tarafından ortaya atılan
bir konu da Ayn Ali Efendi Risalesi’nin bir an önce yayınlanmasının gerekliliği idi. Sayın Ortaylı da bu tür
yaygın el yazmalarında bütün nüshaların toplanmasının mümkün olamayacağını bildirdi. Böylece 10 yıldır
elimizde dolaşan Ayn Ali Efendi Risalesi’ni yayınlamak farz-ı kifâye olmaktan çıktı ve farz-ı ‛ayn oldu.
Doç. Dr. Hatice Oruç tarafından yönetilen günün ikinci oturumu daha çok arşivlerle ilgiliydi. Arşivlerin
dijital ortama aktarılması ile ilgili oldukça teknik bildiriler dinledik. Ulusal Bilgi Merkezi Kurulması önerisi
ise sanırım Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün yıllardır yapmaya çalıştığı şey. Vakıflar Genel Müdürlüğü
Arşivi’nden Mevlüt Çam’ın aktardığı bilgiler yılların arşiv tecrübesinin 15 dakikaya sığdırılması anlamına
gelmekteydi. Aynı saatlerde diğer salondaki tebliğler de genel olarak bu konularda ve bu ağırlıkta idi.
Cuma günü öğleden sonra kapanış oturumu ve ödül törenleri gerçekleştirildi. Kapanış oturumunda
Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, Prof. Dr. Ahmet Nezihi Turan, Prof. Dr. Geza David ve Prof. Dr. Zekeriya
Kurşun konuştular. Ortak değerlendirme baştan sona başarılı bir Kongre gerçekleştirildiği yönünde idi.
Özellikle Sayın Turan’ın Kongre’nin isimsiz kahramanlarını öne çıkarması büyük alkış aldı.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Davut Güney, katılımcılara, dinleyicilere, Kongre sekreteryasına
ayrı ayrı teşekkür etti. Bundan sonraki Kongre’nin ışıklarını yaktı ve sıra ödül törenine geldi. Kongrenin
Onursal Başkanı Prof. Dr. Halil İnalcık haklı olarak en büyük ödül olan Tapu ve Kadastro Onur Ödülü’ne
layık görülmüştü. Kendisi Kongreye katılamadığı için ödülünü evinde bizzat vermek görevini Sayın
Güney üzerine aldı. Tapu ve Kadastro’nun kurucusu kabul edilen Server Efendi adına düzenlenen Server
Efendi Özel Ödülü ise Osmanlı Kanunnameleri’ni hazırlayan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’e verilmişti.
Kuyud-ı Kadime Özel Ödülü ise bu arşivden 3 ayrı defterin yayınlanması ve Vakf-ı Cedid Katoloğu’nun
hazırlanması dolayısıyla bu haberlerin yazarına verildi. Son ödül olan Kongre Özel Ödülü ise Yürütme
Kurulunda aktif olarak çalışarak kongreye büyük emek harcayan Ankara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hat