Atatürk'e Mektuplar merged | Página 19

Meltem Sevim Kayaoğlu Namık Kemal Ortaokulu–ANKARA Yüce Önderim, Ankara’ya gelişinin üzerinden 97 yıl geçmiş.27 Aralık 1919 saat 15.30 suları, Ankara Dikmen sırtlarında Seğmenler hafif yağan kar altında önderlerini bekliyorlardı. Ata’m Kurtuluş Savaşı’nda büyükbabam beş yaşlarında küçük bir çocukmuş. Düşman uçakları Türkiye’min semalarında görüldüğü bir anda, babası büyük babamı bir çeşme duvarına sığınarak saklamış. Büyükbabam bizim için tüm aileyi bir arada tutan aile büyüğümüzdü. Ben büyük babamın yanında olduğum zamanlar kendimi güvende hisseder, mutluluk duyardım. Büyükbabamın savaş günlerinden endişe ile bahsetmesi ise, çocuk aklımla ne kadar zor ve korku dolu yıllar yaşandığını anlamama yetmişti. Ekmeğin karne ile satıldığı günleri anlattı bana büyükbabam, geceleri pencereleri kilimlerle kapattıklarını anlattı. Gaz lambası ışığının bile pencereden sızmaması gerektiğini anlattı. Ankara’ya gelişin ile için yurdumun üzerine umut bulutları geldi. İnce yağan kar tutmamıştı yolunu bekleyen Seğmenler, bizim büyük babalarımızdı. Heyecan ile bekliyorlardı ulu önderlerini. Sonunda otomobil göründü yokuş başında Seğmenler’ in önünde durdu. Otomobilden inip, ağır ağır yürüdün. Hepsi bir anda esas duruşa geçtiler. Her soluk tek can olmuştu. Bütün gözler, sende gözlerinde düğümlüydü. Vakur ve sert bir sesle: - Merhaba efendiler! dedin, - Sağ ol Paşa Hazretleri... - Arkadaşlar! Buraya neden geldiniz? - Millet yolunda can vermeye geldik! - Fikrinizde sabit misiniz? - Ant olsun. ... Ve işte o zaman Ata’mın gözleri ilk kez yaşardı. Zincir kabul etmeyen bu ulus, onun peşinde, gerekirse ölüme bile, göz kırpmadan gidebilirdi. Kurtuluş Savaşı’nın hazırlığını tamamlamıştı. Ankara, bu hazırlığın doruk noktasıydı. Seğmenler, zeybekler, esnaf temsilcileri, öğrenciler ve binlerce Ankaralı, tek ses, tek yürek olmuş, Atatürk'ümü karşılıyor, alkışlıyor, ‘yaşa, var ol’ diye bağırıyorlardı. Yollarda kurbanlar kesiliyor, milli oyunlar oynanıyordu. Ankara'nın bayramıydı o gün. Bu karşılama Ata'mı çok duygulandırmış, tüm karşılayanlara teşekkür ederek içinde bulunduğumuz durumu, bundan nasıl kurtulacağımızı belirten bir konuşma yapmıştı. O gün Ankara'da Kemal’i Dikmen sırtlarında 3000 atlı 30-40.000 civarında bir seğmen alayı ile karşılayan Seğmenler büyük önderin ağlamasına sebep olmuşlardır. Çünkü Mustafa Kemal gittiği yerlerde böyle bir kalabalık görmemişti. İşte Atatürk'ün Ankara halkı ile ilk karşılaşması böyle oldu. Güzel yurdumda öğrenciler, fikri hür irfanı hür nesiller olacaktı. Gaz lambaları ışığı karartılmayacaktıAnkara’da her 27 Aralık günü, Seğmenler törenlere katılacaklar ve çocuklara Atatürk’ümünarmağanı Cumhuriyeti ve bağımsızlığı anlatacaklar. Saygılarımla