Işıl GÜREZ
Sevgili Başöğretmenim,
Sevgili başbakanım, cumhurbaşkanım, başkomutanımsın. Ama bir öğretmen olarak en
çok başöğretmenim unvanını seviyorum. Sanırım öğretmenliğe en çok anlamı ve değeri
atfeden insansınız. Bugün bu işi bu özveriyle yapıyorsam sizin sayenizde. Bu sebeple ilk
olarak bir öğretmen olarak duygu ve düşüncelerimi ifade etmek istiyorum. Ne zaman
umutsuzluğa düşsem “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Sözünüzle kendime
geliyorum. Değişen dünya ve teknoloji çağında yeni nesil üzerinde etkimizi tartıştığımız bu
günlerde hep bu cümleden güç alıyoruz. Umarım geleceğe sizin istediğiniz doğrultuda ‘fikri
hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesiller yetiştirebiliyoruzdur. Her fırsatta öğrencilerime bilimle,
fenle, edebiyatla, tarihle ilgilenmelerinin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
Sizin savaş yaralarını sararak kurduğunuz devletimizin devamını şimdiki çocukların ve
gençlerin sağlayacağı bilincini oturmaya çalışıyorum. Umarım başarılı olduğum günleri de
görebilirim. Kendi kendimize sizin bize verdiğiniz değeri korumaya çalışıyoruz. Gözünüz
arkanızda kalmasın başöğretmenim, biz bütün toplumların en fedakâr unsurlarıyız. Ve sizin
ışığınızla yeni nesiller biz fedakâr öğretmenlerin eseri olacaktır. Ve sizin yüzünüzü görmeyen
bizler sizin fikirlerinizi, duygularınızı anlıyor ve hissediyoruz. İnşallah sizin fikir ve
duygularınızı anlayıp hisseden nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz.
En minnettar olduğum konulardan bir diğeri bu ülke kadınlarına verdiğiniz önem ve
değerdir. Bir kadın olarak sizin verdiğiniz hak ve özgürlüklere karşı çıkan hiçbir kadını
anlayamadım ve sanırım anlayamayacağım. Birçok ülkeden önce ülkemizde kadınlara bu
hakları ve dolayısıyla bu değeri verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bugün seçip
seçilebiliyorsak, ailemizden kalan mirastan hak talep edebiliyorsak, mutsuz evliliklere
kaderimiz diyerek boyun eğmek zorunda kalmıyorsak, üzerimize üç dört tane kadın
alınmasına müsaade etmiyorsak hepsi sizin sayenizde. Bunlardan çok daha önemlisi eğitim ve
çalışma hakkına sahip olmamızdır. Bugün çok daha dik durabilmemizin arkasında siz
varsınız. En medeni görünen ülkelerde bile herkesin kör, sağır, dilsiz olduğu zamanlarda
kadının da insan olduğunu ve erkeklerden hiçbir farkı olmadığını ülkemize ve dünyaya
gösterdiğiniz için minnettarız. Türk kadını size minnettardır.
Ülkemizi çıkarmak istediğiniz muhasır medeniyetler seviyesine çıkmak için elimizden
geleni yapmaya devam edeceğiz. Biraz daha yaşayabilseydiniz, aramızdan bu kadar çabuk
ayrılmasaydınız şuan olduğumuz noktada çok daha erken olurduk. Bundan eminim. Biz yine
daha iyisi için çalışmaya ve umut etmeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki bizim hiçbir şeye
ihtiyacımız yok. İhtiyacımız olan tek şey çalışmak olmak. Yetiştirdiğim nesillere hep bunu
aşılamaya çalışıyorum. Çünkü bizim muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda
mevcuttur. Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak, bir çocuk olarak, genç olarak, kadın olarak,
bu ülkenin bir çalışanı olarak ve dahası öğretmeni olarak size minnettarım. Açtığınız yolda
gösterdiğiniz hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Saygı, sevgi ve minnetle,..