Dünya Hayatı ve İnsan
Abdulhamit Çağdaş
Allah Resulü (sav.) Buyuruyor ki; “Dünyalıklara gönülden bağlanma ki
seni Allah sevsin. İnsanların ellerindekinde gözün olmasın ki seni
insan sevsin.” (ibn-i mâce, “zühd",1) Konunun genel özeti bu hadis-i
şerif olsa gerek diye düşünüyorum. İnsanın vizyonu da böyle olursa
kazanan yine insan olur.
Bize dünyada sevdirilen süs dediğimiz yavrularımız bile zaman sonra
elimizden kopup gidiyor. Kendi düzenini kurup kendi dünyasında
yaşıyor. Buda bize şunu anlatıyor; bir gün her şey uçacak, gidecek ve
bitecek. İnsan ise yalnızlığıyla, hesabıyla, Baş başa kalacak. İşte o gün
dünyada, yapıp ettikleri ile, ekip biçtikleri ile muamele olacak.
Kalıcı muamelesi yaptığımız bu dünya bizden öncekilere kalmadığı
gibi, bizden sonrakilere de kalmayacak. Evet mallarımız, evlatlarımız
ve bize tahsis edilen her şeyimiz çok anlamlı, çok güzel ama vereni
unutarak yaşamak ise çok anlamsız. Bunun da elbet bir karşılığı olur.
Allah’ın Rasulü kutlu yolunda yürümeye başladığı vakit, sapkınlar
neler vaat etmişlerdi hatırlayalım. Şan, şöhret, makam, mevki, para ve
güç, hepsini bir arada teklif etmişlerdi. Üstelik Allah’ın resulü, zorlu
günler geçirdiği vakitti hem de, onca vaat etmelerine karşılık, kutlu
Nebî (sav.) Tüyleri ayağa kaldıran cevabı vermişti. “Vallahi bir elime
ayı, diğer elime güneşi verseniz, ben davamdan vazgeçmem demişti.”
Dünyanın geçici güzelliğini, Allah’ın hoşnut olmayacağı yaşam biçimini
elinin tersi ile itmesi, hakikate ışık ve öncü olmuştu.
90