Dünya Hayatı ve İnsan
Abdulhamit Çağdaş
“Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu
Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ
akıllanmayacak mısınız ?”(En'am 6/32)
Hz. Adem’den(a.s) beri yer yüzü insansız bir dönem yaşamadı
“insanlık” hayatı hiç kesintiye uğramadı, insan hep yaşadı yer yüzünde.
Fakat bu süreklilik içerisinde eksilenlerle yerine gelenleri, insanın
dünyaya olan düşkünlüğü, zaafı nedeniyle gördüğü halde hissedemedi.
Her gün sayısız gerçekleşen ölümü görmezden gelir oldu. Gördüklerini
de tez vakit unutur oldu.
Dünya her haliyle güzel yaşanabilir bir yer, sayısız bitki örtüsüne, akar
sulara sahip. İşimiz, eşimiz, çocuklarımız ve sıcak yuvalarımız var. Tıpkı
bizden öncekilerin yaşadığı gibi bizde yaşayacağız ve bizden sonrakiler
de aynı şekilde bir benzerini yaşayacaklar.
Bu gerçekleri bilmemize rağmen ölüm, insana değil de taşa, toprağa
gibi yaşıyoruz.
Dünya hayatı bir nevi senaryo gibidir, biz ise “insan” onun sonlu
oyuncularıyız. Senaryo ne kadar tatlı gelirse gelsin. Ne kadar eğlenceli
olursa olsun. Mutlak sonu var, bir gün bitecek.
İşte baştaki ayet-i kerime insanın nereden gelip nereye gittiğine ışıklık
getiren, bu dünyanın boş bir eğlence olduğunu anlatmakta.
88