Hollywood, Avrupa’nın sinemayı savaşlar döneminde geri
planda bırakmak zorunda kalışını çok iyi değerlendirmiş
ve böylece sinema için bir
merkez haline gelebilmiştir
Hollywood sinemasının hızlı yükselişi “sesli film” ve “renkli film” başarıları ile başlamıştır. Bu yükseliş sinema
sektörünün ABD’de bir endüstriye
dönüşmesi ve stüdyo sisteminin güçlenmesi ile uzun yıllar devam etmiştir. Bu dönem Hollywood’un “altın
çağı” olarak anılmaktadır. Bunun nedeni bu dönemde ülkede gösterilen
filmlerin kontolünü Hollywood film
stüdyolarının ellerinde tutuyor olmalarıdır. Bu gücün aynı zamanda Judy
Garland, Clark Gable, Cary Grant,
John Wayne gibi dönemin ünlü yıldızlarının da bu stüdyolar için çalışıyor olmalarından kaynaklandığı da
söylenebilir. Yine bu yıllarda başlayan “star sistemi” Hollywood sinemasının kitleler tarafından benimsenmesindeki en büyük etkenlerden biridir. “Starlar”ın merakla beklenen
yeni filmleri, ışıltılı yaşam tarzları ve
Amerika’yı aşan şöhretleri filmlerin
ticarî başarısını artırmıştır. Bağımsız
sinemanın özellikle ABD’de çok zayıf
olduğu bu yıllarda, stüdyolara bağlı
olmadan çalışarak sinemada adını
11
Clark Gable, Cary-Grant, Bob-Hope, David-Niven
duyurmak tüm yönetmenler, senaristler ve oyuncular için çok zor