röportaj
Bursa’da tatlı tüketimi
zannedildiği kadar çok
değil. Ancak Ramazan’da,
kandillerde ve diğer özel
günlerde tüketim artıyor.
rada dükkan bulmak mucizeydi. 20 bin
mark hava parası verdim, 30 bin marka
yakın da tadilat masrafı. Uzun zaman
karşıdaki yeri işlettim. Sonra burayı da
devraldık. Şimdi iki dükkanda yürütüyorum tüm işlerimi.”
Aklınızda başkan olmak düşüncesi
var mıydı?
Yoktu. Çünkü o zamana kadar, yani oda
yönetimine seçildiğim 2002 yılına kadar bu tip işlerle hiç ilgilenmemiştim.
Ama şöyle bir durum var; bizim burada
200’e yakın dondurmacı var ve çoğu
Çamardı’lı. Hepsiyle de görüşüyorum,
ahbaplığımız var çoğuyla. Arkadaşlar, ‘Abi neden sen başkan olmayasın,
aday olursan seni destekleriz’ dediler.
Başkanlık işi de böyle başladı. 8 yıldır.
Üçüncü döneme hazırlanıyoruz. Şu
ana kadar başka bir aday görünmüyor.
Ama son dakikaya kadar belli olmaz.
Benim yerine geldiğim başkanımız,
Allah rahmet eylesin, 20 yıl başkanlık
yapmıştı.
Epey zorlu bir iş öyküsü sizinki…
Evet, öyle… Tatlıcılık, benim çocukluk
mesleğim. Bu işin mutfağından geldim
ben. Yani her türlü çilesini, sıkıntısını,
yokluğunu görerek geldim bugünlere...
Gerekirse şu an mutfağa girip bulaşığı
yıkayabilirim, temizlik yapabilirim;
bundan da hiç gocunmam, iftihar
ederim. Genellikle hafta sonları önlüğü giyer, tezgâhıma geçerim. Müşteri
ile birebir ilgilenmeyi seviyorum. İşimi
her zaman severek yaptım. Bu nedenle
bugün temsil etmiş olduğum esnafa da
en güzel hizmeti veriyorum. Türkiye’de
Bursa Pastacılar Odası’nın ismini duyurdum, hamdolsun. Her yıl fuarlara
giriyorum; amacım odamızı en güzel
şekilde temsil etmek. Üyelerimizin 7
gün 24 saat hizmetindeyiz.
Üyelerinizin sorunlarından
bahsedelim biraz…
da
Üyelerimizin mevzuattan, prosedürlerin çokluğundan kaynaklanan
bazı sıkıntıları var. Örneğin; bir ruhsat
almak isteseniz, akla karayı zor seçiyorsunuz. Bu noktada görevlilerden doğru
yönlendirme ve daha iyi bir yaklaşım
bekliyoruz. Tabii, bir de merdiven altı
diye tabir ettiğimiz kayıt dışı çalışan
yerler var ki en büyük sorunlarımızdan birisini teşkil ediyor. Bu soruna her
platformda, gazete ve televizyonlara
yaptığım açıklamalarda muhakkak dikkat çekiyorum. Evet, vergi ödemiyor,
işçisinin sigortasını ödemiyor, hijyen,
iş güvenliği bunların hiç biri yok. Devlet kaybediyor. Aynı zamanda kayıtlı
üyelerimiz de haksız rekabet nedeniyle
mağdur oluyor. Ama gıdada kayıt dışının, merdivenaltının çok daha farklı
boyutları var. Ekonomik boyutunun
yanında halk sağlığı da riske giriyor.
Odamızın kayıtlı 430 üyesi bulunuyor.
Yaptığımız araştırmalarda Bursa’da
200’e yakın kayıt dışı üretim ve satış
yeri tespit ettik. Düşünsenize neredeyse üye sayımızın yarısı kadar kayıt dışı
var. Ancak oda olarak bir yaptırımımız
yok; ilgili mercilere durumu bildirip,
takibini yapıyoruz.
Şeker ve sağlık gündemde. Siz ne
söylersiniz bu konuda?
Ben hem tüketicinin hem de esnafımızın daha fazla doğru bilgiyle
bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu konuda kafa karışıklığı
olduğunu görüyorum. Biz Oda olarak
şunu söylüyoruz: ‘Tüketici bilinçli olmalı.’ Esnafımıza da dönüp; “Gıdada
hijyene önem verelim” diyoruz.
21
www.nud.org.tr