1 | Page 23

röportaj Bursa’da tatlı tüketimi zannedildiği kadar çok değil. Ancak Ramazan’da, kandillerde ve diğer özel günlerde tüketim artıyor. rada dükkan bulmak mucizeydi. 20 bin mark hava parası verdim, 30 bin marka yakın da tadilat masrafı. Uzun zaman karşıdaki yeri işlettim. Sonra burayı da devraldık. Şimdi iki dükkanda yürütüyorum tüm işlerimi.” Aklınızda başkan olmak düşüncesi var mıydı? Yoktu. Çünkü o zamana kadar, yani oda yönetimine seçildiğim 2002 yılına kadar bu tip işlerle hiç ilgilenmemiştim. Ama şöyle bir durum var; bizim burada 200’e yakın dondurmacı var ve çoğu Çamardı’lı. Hepsiyle de görüşüyorum, ahbaplığımız var çoğuyla. Arkadaşlar, ‘Abi neden sen başkan olmayasın, aday olursan seni destekleriz’ dediler. Başkanlık işi de böyle başladı. 8 yıldır. Üçüncü döneme hazırlanıyoruz. Şu ana kadar başka bir aday görünmüyor. Ama son dakikaya kadar belli olmaz. Benim yerine geldiğim başkanımız, Allah rahmet eylesin, 20 yıl başkanlık yapmıştı. Epey zorlu bir iş öyküsü sizinki… Evet, öyle… Tatlıcılık, benim çocukluk mesleğim. Bu işin mutfağından geldim ben. Yani her türlü çilesini, sıkıntısını, yokluğunu görerek geldim bugünlere... Gerekirse şu an mutfağa girip bulaşığı yıkayabilirim, temizlik yapabilirim; bundan da hiç gocunmam, iftihar ederim. Genellikle hafta sonları önlüğü giyer, tezgâhıma geçerim. Müşteri ile birebir ilgilenmeyi seviyorum. İşimi her zaman severek yaptım. Bu nedenle bugün temsil etmiş olduğum esnafa da en güzel hizmeti veriyorum. Türkiye’de Bursa Pastacılar Odası’nın ismini duyurdum, hamdolsun. Her yıl fuarlara giriyorum; amacım odamızı en güzel şekilde temsil etmek. Üyelerimizin 7 gün 24 saat hizmetindeyiz. Üyelerinizin sorunlarından bahsedelim biraz… da Üyelerimizin mevzuattan, prosedürlerin çokluğundan kaynaklanan bazı sıkıntıları var. Örneğin; bir ruhsat almak isteseniz, akla karayı zor seçiyorsunuz. Bu noktada görevlilerden doğru yönlendirme ve daha iyi bir yaklaşım bekliyoruz. Tabii, bir de merdiven altı diye tabir ettiğimiz kayıt dışı çalışan yerler var ki en büyük sorunlarımızdan birisini teşkil ediyor. Bu soruna her platformda, gazete ve televizyonlara yaptığım açıklamalarda muhakkak dikkat çekiyorum. Evet, vergi ödemiyor, işçisinin sigortasını ödemiyor, hijyen, iş güvenliği bunların hiç biri yok. Devlet kaybediyor. Aynı zamanda kayıtlı üyelerimiz de haksız rekabet nedeniyle mağdur oluyor. Ama gıdada kayıt dışının, merdivenaltının çok daha farklı boyutları var. Ekonomik boyutunun yanında halk sağlığı da riske giriyor. Odamızın kayıtlı 430 üyesi bulunuyor. Yaptığımız araştırmalarda Bursa’da 200’e yakın kayıt dışı üretim ve satış yeri tespit ettik. Düşünsenize neredeyse üye sayımızın yarısı kadar kayıt dışı var. Ancak oda olarak bir yaptırımımız yok; ilgili mercilere durumu bildirip, takibini yapıyoruz. Şeker ve sağlık gündemde. Siz ne söylersiniz bu konuda? Ben hem tüketicinin hem de esnafımızın daha fazla doğru bilgiyle bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu konuda kafa karışıklığı olduğunu görüyorum. Biz Oda olarak şunu söylüyoruz: ‘Tüketici bilinçli olmalı.’ Esnafımıza da dönüp; “Gıdada hijyene önem verelim” diyoruz. 21 www.nud.org.tr