Etkinlik
211.Sayı 2014
matbaacıların sesi
Etkinlik
211. Sayı 2014
matbaacıların sesi
olumsuz çalışma ortamları ve
yetersiz kişisel koruyucu kullanımı,
ayrıca yapılan işte bilgi ve eğitim
eksikliği bu yasa ile ciddi şekilde
takibi amaçlanmıştır.
Matbaa endüstrisindeki sağlıkla
ilgili problemlerin arasında
şunlar yer almaktadır: astım, kas
sistemi bozuklukları, sağırlık, göz
bozuklukları ve deri hastalıkları.
Sağlıkla yaşamanın birinci öncelik
olamaması belki milletçe en büyük
eksikliğimizdir.
Önce İş Güvenliği!
Ankara’lı Matbaacılar İş Güvenliği Yasası hakkında yeniden
bilgilendirildi.
11 Ocak 2014 tarihinde
Ankara Matbaacılar Odamızın
da katkılarıyla Ankara’lı
matbaacılarımıza 1 Ocak 2013
de yürürlülüğe giren 6331 sayılı
iş güvenliği yasası hakkında
bilgilendirme Ali İpek Konferans
salonunda 50 ye yakın matbaacı
katılımıyla gerçekleştirildi.
6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği
yasası 1 Ocak 2013 tarihinde
yürürlüğe girdi. Peki, bu yasa
nedir? Neleri kapsar. Kimler
uymak, uygulamak zorunda?
11 Ocak 2014 ve 22 Ocak 2014
tarihinde Ankara Matbaacılar Odası
Ali İpek konferans salonunda
gerçekleşen toplantılarda,
İş Güvenliği yasası ile ilgili
bilgilendirme Eğitim Koordinatörü
Tolga Oksal tarafından yapıldı.
“Her işyeri, işyeri hekimi ve iş
güvenliği uzmanı çalıştırmak
zorundadır.”
“Her işyeri risk değerlendirme
62
analizi ve raporunu hazırlamak veya
hazırlatmak zorundadır.”
“Her iş yeri acil durum eylem planı
hazırlamak zorundadır.”
“Her işveren yanında çalıştırdığı
işçinin, iş güvenliği ve sağlığı
eğitimi almış olmasını aramak, yok
ise sağlamak zorundadır.”
“Bundan sonra işverenler
yanlarında iş güvenliği sertifikası
olmayan işçi çalıştıramayacaktır.”
Başlıkları altında Ankara’lı
Matbaacılarımıza bilgilendirme
yapıldı.
Matbaacılık sektörü bireysel
baskı makinalarının artması ile
zaten geliri ve kazancı iyice
azalmakta iken, yeni kanuni
yükümlülükler ve teknolojiye
uyum işveren için önemli sıkıntılar
oluşturmaktadır. Oysa ki matbaa
sektörünün eksikliğini yaşadığı
önemli konuların başında sağlık
gelmektedir.
Matbaalarda sıklıkla karşılaşılan
sorunları gidermek amacıyla
süratle önlemler alınmalıdır.
Özellikle devamlı kullanılmakta
olan boya ve solventler, banyo
kimyasalları, kauçuk, vernik, toz
tutkal ayrıca UV katkılı maddeler
çalışanların sağlığını ciddi
şekilde tehdit etmektedir. Matbaa
kimyasallarında kullanılan çeşitli
solventlerin çalışanların kısa süreli
maruziyetlerinde dahi burun, gırtlak
ve akciğerde yanma hissine hatta
akciğer ödemine yol açmaktadır.
Ayrıca gözlerde kuruluk, yanma,
kaşıntı ve ağrı meydana gelir.
Savunmasız kalan cilt sağlıksız
çalışma ortamında bulunan diğer
toksin maddelerin vücuda girişini
engelleyemez. Bu durumda deri
sürekli kızarık, kaşıntılı ve kuru
bir görünüm alır. Toksin madde ile
temas devam ettiği sürece merkezi
sinir sisteminin olumsuz yönde
etkilenir, astım, nefes darlığı,
karaciğer ve böbrek hastalıkları
ortaya çıkabilir.
Solventlerin uzun süreli
etkilenmelerde sağlık sorunları
yavaş ve sinsi bir şekilde
ilerlemekle beraber insan sağlığına
vermiş olduğu hasar kalıcı, tedavisi
zor veya maalesef imkânsızdır.
Sonuç olarak mutsuz ve huzursuz
bir yaşam...
Bu konuda işyerlerinin ve
işverenlerimizin çok dikkatli
olması gerekiyor. 30 Aralık 2012
sonrasında ister bir çalışanı olsun
isterse 1.000 çalışanı olsun bütün
işyerleri risk değerlendirmesi
yapmak zorunda. Yapılmaması
durumunda idari para cezası ilk
tespitte 3 bin lira, yapılmayan
her ay için de 4.500 lira olarak
uygulanacak.
Ayrıca yapılan işin ve çalışma
ortamının şartları ne olursa olsun,
çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği
konusunda belgelendirilmiş bir
eğitim almış olup, bu eğitimin
işveren tarafından mesai saatleri
kapsamında karşılanması zorunlu
hale getirilmiştir. Bu zorunluluğu
yerine getirmeyen işverene, eğitim
aldırmadığı ve işe ilk girişlerinde
ve iş değişikliğinde sağlık
muayenesinin yaptırmadığı işçi
adedinde 1078 lira idari para cezası
uygulanacaktır.
Matbaalarda kullanılan
kimyasalların zararlı etkilerinin
yeterince bilinmemektedir. İş
Sağlığı ve Güvenliği yasası ile
çalışanların sağlıklı ortamda
çalışmalarını sağlamak için kişilik
haklarına ilişkin etkin ve bir o kadar
da cezai yaptırımları yüksek yeni
maddeler eklenmiş ve çalışanların
sağlığını korumaya yönelik
tedbirler gündeme oturtulmuştur.
Bilindiği üzere denetim altına
alınan büyük matbaalar haricinde
denetlenemeyen matbaalardaki
çalışma ortamı işverenin bilgisi
ölçüsünde kabul edilebilir
geçerliliğe sahiptir.
Çalışma ortamında sağlık risklerinin
yönetimi çoğu zaman ihmal edilir
veya başarısız
olunur çünkü güvenlik konuları gibi
sağlık riskleri de daha az anlaşılmış
ve fazla açık
olmayan konulardır. Sağlık
riskinin başlangıcı çoğu zaman
geciktirildiğinden, riskler
de çok geç olana kadar tahmin
edilemez ve kalıcı zarar çoktan
oluşmuştur. İşverenler ve
çalışanlarının güvenliği konusunda
olduğu kadar sağlıklarını koruma
konusunda da sorumluluğa sahiptir.
Risk değerlendirmeleri güvenlik
konularını olduğu kadar sağlık
konularını da içermelidir
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Yasasında, iş güvenliği uzmanı,
işyeri hekimi ve yardımcı sağlık
personeli istihdamına getirilen
zorunluluk, işyerleri açısından
iki farklı tarihe bırakıldı. Çalışan
sayısı 50’den az olan ve az tehlikeli
sınıfta yer alan işyerleri için bu
yükümlülük 1 Ocak 2014’ten
sonraya bırakılırken, yine çalışan
sayısı 50’den az olan tehlikeli
veya çok tehlikeli sınıfında yer
alan işyerleri için 30 Haziran 2013
yürürlük tarihi olarak belirlendi.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Yasası, risk değerlendirmesini,
“İşyerinde var olan ya da
dışarıdan gelebilecek tehlikelerin
belirlenmesi, bu tehlikelerin riske
dönüşmesine yol açan faktörler ile
tehlikelerden kaynaklanan risklerin
analiz edilerek derecelendirilmesi
ve kontrol tedbirlerinin
kararlaştırılması amacıyla
yapılması gerekli çalışmalar” olarak
tanımlıyor.
Sonuç olarak İşverenlere
tavsiyemiz; Yeni yasa ile büyük
cezalardan kurtulmak, işveren
ve işçi sağlığını korumak için; iş
güvenliği eğitimi, işyeri risk analizi
ve acil eylem planlarını biran önce
yaptırmanız olacaktır. Hem sizin
hem çalışanlarınızın sağlığı için.
Huzurlu ve kazançlı günler dileği
ile...
Kullanılan bu kimyasalların
çalışanların üzerindeki etkisini
azaltmak amacıyla gerekli bir takım
önlemler daha önce çıkarılmış olan
yasalar ile zorunlu hale getirilmiştir.
1 Ocak 2013’de çıkmış olan 6331
sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası
sayesinde bu zorunluluklar daha
keskin hal almıştır. Çalışanların
sağlığını direkt olarak etkileyecek
63