Nail Kurt /
Sakarya
Matbaacılar Derneği Başkanı
Mevcut sivil toplum örgütleri olarak hepimizin
var olan federasyon çatımızın altında toplanılması
gerektiğine inanıyorum. Özellikle üye sayısı fazla olan
illerimizin, federasyon ile birlikte hareket etmeleri
sağlanmalı, federasyonumuzun da girişimlerde
bulunup üye sayısını arttırmalı ve yeni derneklerin
kurulmasına önayak olmalıdır.
2013 yılında ki matbaa sektörümüzün durumunu
değerlendirir misiniz? 2014 yılından neler
bekliyorsunuz?
2013 yılındada sektörümüz gelişen teknolojinin
paralelinde daha da ileriye dönük bir ivme kazanmıştır.
Teknolojik yarışın getirisi her alanda olduğu gibi bizim
sektörümüzü de olumlu yönde etkilemiştir. Teknoloji
sayesinde zamandan tasarruf, kaliteli işçilik, kaliteli
baskı ve ekonomik fiyat gibi olumlu gelişmeler,
beraberinde rekabet ortamını doğurmuş olup aynı
zamanda da ciddi manada fiyat istikrarsızlığını da
günümüze taşımıştır. Özellik Organize matbaaların
nihayi tüketiciye kadar inmeleri elemanlarını piyasalara
sürmeleri bunun en güzel örneğidir. Devasa tesislerin
maliyet yatırımları rekabet ortamını fazlası ile etkilemiş
olup özellikle Anadolu’da küçük ve orta ölçekli
işletmelerin zor durumda kalmalarını sağlamıştır.
Devamlı yeniliğe açık ve gelişmeye yüz tutan
mesleğimizin; mesleki yeterliliğe sahip olmayan kişiler
tarafından yapılıyor olması yaşadığımız sıkıntıların
başlıca sebeplerinden biridir. Son zamanlarda büyük
firmaların tek tek kapanması tekelleşmeye giden
bir ticaret anlayışının en belirleyici özelliğidir.
Yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen 2014 yılında
beklentilerimiz var tabi ki ve bunun mücadelesini de
hep birlikte verebiliriz. Özellikle Federasyonumuz
hareketi ile resmi kurumlarımız başta olmak üzere
tüm STK’ların bulundukları bölgelerde daha aktif hale
gelmeleri sağlanmalı, sektörümüzü canlandırma adına
teşvik ve kredi ile girişimcilik vb. gibi desteklemelere
devam edilmeli, yetkiler verilerek iç piyasaları
canlandırma adına daha radikal kararlar alınarak iş
kaybının il dışına çıkmasına engel olmalıdır.
yöneli k talep olmakta birlikte ciddi manada atılım
yapan firmalarımızda aramıza katılmıştır. Etiket
ve ambalaj sanayi sektörümüzün ayrılmaz bir
parçası. Kesinlikle matbaacılık sektörümüze katkı
sağlayacağına inanıyorum. Zaten işimizin bir parçası
da bu değil mi? Gerek çıkan yasalar gereği gerekse
AB uyum paketi süresince ambalajın önemi daha
da anlaşılmış olup sektörümüzün de cazibesi haline
gelmiştir. Bölgesel olarak atılımlarımız bu doğrultuda
olup teknik bilgi, deneyimli personel ve yenilenen
makina parkurlarımız ile biz (Sakarya) buna talibiz ve
hazırız.
Maliye bakanlığı, “ Maliye ile anlaşmalı, fatura, sevk
irsaliyesi v.b.” işleri, e fatura uygulaması nedeniyle 2
yıl içerisinde kaldırmak istiyor. Sizce bu konuda neler
yapılmalı?
Maliye Bakanlığı yetkililerinin e-fatura uygulamasına
geçmesi halinde öncelikle paylaşımcı olmalarını
e-fatura olayının kriterlerinin neler olacağı kimleri
kapsayacağı oranların neler kanun tasarısında yer alan
konuları sağlam bir alt yapısının oluşturulmasını dijital
veri bankalarının kurulmasını kapsadığı alan itibariyle
konunun muhatabı olan Resmi kurum ve kuruluşlar
ile STK’lar ortak istişareler yapıp fikir alışverişinde
bulunmaları, görüş ve önerileri alındıktan sonra
uygulanacak yol haritasının belirlenmesini ve bunun
kamuoyu ile paylaşılmasının gerektiğine inanıyorum.
Bizler şu an buna hazır değiliz. Bu sürecinde iki yıldan
daha fazla zaman alacağına inanıyorum. Bölgemizde
bulunan büyük firmaların bazılarının e-fatura geçmiş
olmalarına rağmen bu konudaki belirsizlik halen devam
etmektedir.
Ambalaj ve Etiket Sanayi, Türkiye pazarında hızlı bir
şekilde gelişmekte. Matbaa sektörümüze olumlu bir
katkısı olur mu? Düşünceleriniz nelerdir?
Matbaacılarımızın birçoğu dijital baskıya yöneldi.
Bundan sonra dijital baskı bir zorunluluk mudur?
Düşünceleriniz nelerdir?
Ambalaj ve etiket sanayi Türkiye pazarında hızı bir
şekilde geliştiği gibi Sakarya’mızda da aynı hızla
gelişmektedir. Bu anlamda bölgemizde ambalaja
Bölgemizdeki matbaaların birçoğu dijitale yöneldi,
yönelmek zorunda da kaldı. Artık her matbaa işletmesi
kendi bünyesinde küçük yada orta segment dijital
baskı makinası bulundurmak zorunda. Zamana karşı
yarış, hemen teslimat ve kaliteli sorunsuz baskı dijital
baskı sektörünü vazgeçilmez hale getirdi. En basit yüz
adet kartvizit isteyen bir müşterimize yapamıyoruz
dediğimizde diğer işleri de beraberinde elimizden
kaçırıyoruz. Bunları yapmama adına dijital artık
olmazsa olmaz haline geldi. En son düzenlenen
matbaacılık fuarında gördüğümüz tablo bunun en güzel
göstergesi değil mi? 3-5 fuar sonra belki de matbaa
baskı makinası görmek mümkün olmayacak. Zaten
bu sistem de bizi otomatik olarak oraya itiyor. Bir gün
zorunluluk haline gelecek...
Mevcut sivil toplum örgütlerimiz (Federasyon,
Meslek Odalarımız, Ticaret ve Sanayi Odaları Meslek
Komiteleri ve Dernekler) hakkında ki görüşleriniz
nelerdir?
Mevcut sivil toplum örgütleri olarak hepimizin
var olan federasyon çatımızın altında toplanılması
Yaşar EKER /
gerektiğine inanıyorum. Özellikle üye sayısı fazla olan
illerimizin ve büyükşehirlerin federasyon ile birlikte
hareket etmeleri sağlanmalı. Federasyonumuzun da
girişimlerde bulunup üye sayısını arttırmalı ve yeni
derneklerin kurulmasına önayak olmalıdır. Alınacak
olan kararların tüm Türkiye genelini kapsaması ve
birlikte hareket edilmesi, gerekirse iller bazında
koordine olunarak bölgesel kurumların hayata
geçirilmesi bu kurumların yetkili kılınıp yetkileri
dahilinde onay mekanizması olarak muhatap kabul
edilmesi sağlanmalıdır.
Bulunduğumuz bölgemizde yerel yönetimlerde
temsilcilerimizi seçerken tek bir aday üzerinde mutabık
kalınarak sesimizi daha fazla duyurmalı, haklarımızı
daha fazla savunmalı ve devletimizin sağladığı
tüm imkanlardan daha da fazla istifade etmemiz
sağlanmalıdır.
Çünkü biz bir aileyiz ve beraber olmak zorundayız...
Eskişehir
Matbaacılar Derneği Başkanı
Birlikteliğimizi, inancımızı, mesleğimize olan güvenimizi
kaybetmişiz. Karamsarlık çare değil.
2013 yılında ki matbaa sektörümüzün durumunu
değerlendirir misiniz? 2014 yılından neler
bekliyorsunuz?
2013 yılı sıkıntılı geçti, ama sebebi bizleriz.
Neden : Maliyet muhasebesini bir türlü öğrenemedik.
Hala maliyet çıkarırken, “kağıt x 3 = fiyat” olarak
düşünüyoruz. Ne amortisman ne diğer giderleri, sanki
biz ödemiyoruz. Sonuç sıkıntılı günler, aylar, yıllar
tabiî ki dünyadaki değişimler, teknolojinin birini
öğrenmeden yenisini tanımak, bilgi eksikliğimiz,
işveren ve çalışanların bu konuda kendilerini
geliştirmemesi, kazanamadığımız için sermaye
eksikliğimiz çok.
Ama en büyük sebep birlikteliğimizi, inancımızı,
mesleğimize olan güvenimizi kaybetmişiz. Sebeb çok,
çözüm de çok. Karamsarlık çare değil.
Maliye bakanlığı, “ Maliye ile anlaşmalı, fatura, sevk
irsaliyesi v.b.” işleri, e fatura uygulaması nedeniyle 2
yıl içerisinde kaldırmak istiyor. Sizce bu konuda neler
yapılmalı?
Birlikte hareket edilmediği takdirde herhangi bir işlem
yapamayız. Kaldırılmasında sakınca yok.
Matbaacılarımızın birçoğu dijital baskıya yöneldi.
Bundan sonra dijital baskı bir zorunluluk mudur?
Düşünceleriniz nelerdir?
Dijital bize kolaylık getirdi diyelim. Hangi bütçemizi
ayıracağız. Elektronik makinaların ömrü nedir? Nasıl
amorti eder, yenisini alırız. Dolayısıyla dijital her
matbaaya zorunluluk değildir.
Mevcut sivil toplum örgütlerimiz (Federasyon,
Meslek Odalarımız, Ticaret ve Sanayi Odaları Meslek
Komiteleri ve Dernekler) hakkında ki görüşleriniz
nelerdir?
Sadece aidat alarak sivil toplum örgütü olmaz. Şu
ana kadar üyesi olduğumuz Dernek, Meslek Odaları,
Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Komiteleri ne üretti?
Bizlere hangi eğitimi verdi, bizleri sadece seçimlerde
hatırlayan lar çare olamadığı gibi aidatlarını geciktiren
üyelerine avukatlar aracılığı ile tahsilat yapmayı
amaçlamış kurumlar olarak görüyorum. Eğitim her
alanda herkese gereklidir. Eğitimsiz toplumları kolay
idare edersiniz.