Digital publication | Page 38

Nail Kurt / Sakarya Matbaacılar Derneği Başkanı Mevcut sivil toplum örgütleri olarak hepimizin var olan federasyon çatımızın altında toplanılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle üye sayısı fazla olan illerimizin, federasyon ile birlikte hareket etmeleri sağlanmalı, federasyonumuzun da girişimlerde bulunup üye sayısını arttırmalı ve yeni derneklerin kurulmasına önayak olmalıdır. 2013 yılında ki matbaa sektörümüzün durumunu değerlendirir misiniz? 2014 yılından neler bekliyorsunuz? 2013 yılındada sektörümüz gelişen teknolojinin paralelinde daha da ileriye dönük bir ivme kazanmıştır. Teknolojik yarışın getirisi her alanda olduğu gibi bizim sektörümüzü de olumlu yönde etkilemiştir. Teknoloji sayesinde zamandan tasarruf, kaliteli işçilik, kaliteli baskı ve ekonomik fiyat gibi olumlu gelişmeler, beraberinde rekabet ortamını doğurmuş olup aynı zamanda da ciddi manada fiyat istikrarsızlığını da günümüze taşımıştır. Özellik Organize matbaaların nihayi tüketiciye kadar inmeleri elemanlarını piyasalara sürmeleri bunun en güzel örneğidir. Devasa tesislerin maliyet yatırımları rekabet ortamını fazlası ile etkilemiş olup özellikle Anadolu’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin zor durumda kalmalarını sağlamıştır. Devamlı yeniliğe açık ve gelişmeye yüz tutan mesleğimizin; mesleki yeterliliğe sahip olmayan kişiler tarafından yapılıyor olması yaşadığımız sıkıntıların başlıca sebeplerinden biridir. Son zamanlarda büyük firmaların tek tek kapanması tekelleşmeye giden bir ticaret anlayışının en belirleyici özelliğidir. Yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen 2014 yılında beklentilerimiz var tabi ki ve bunun mücadelesini de hep birlikte verebiliriz. Özellikle Federasyonumuz hareketi ile resmi kurumlarımız başta olmak üzere tüm STK’ların bulundukları bölgelerde daha aktif hale gelmeleri sağlanmalı, sektörümüzü canlandırma adına teşvik ve kredi ile girişimcilik vb. gibi desteklemelere devam edilmeli, yetkiler verilerek iç piyasaları canlandırma adına daha radikal kararlar alınarak iş kaybının il dışına çıkmasına engel olmalıdır. yöneli k talep olmakta birlikte ciddi manada atılım yapan firmalarımızda aramıza katılmıştır. Etiket ve ambalaj sanayi sektörümüzün ayrılmaz bir parçası. Kesinlikle matbaacılık sektörümüze katkı sağlayacağına inanıyorum. Zaten işimizin bir parçası da bu değil mi? Gerek çıkan yasalar gereği gerekse AB uyum paketi süresince ambalajın önemi daha da anlaşılmış olup sektörümüzün de cazibesi haline gelmiştir. Bölgesel olarak atılımlarımız bu doğrultuda olup teknik bilgi, deneyimli personel ve yenilenen makina parkurlarımız ile biz (Sakarya) buna talibiz ve hazırız. Maliye bakanlığı, “ Maliye ile anlaşmalı, fatura, sevk irsaliyesi v.b.” işleri, e fatura uygulaması nedeniyle 2 yıl içerisinde kaldırmak istiyor. Sizce bu konuda neler yapılmalı? Maliye Bakanlığı yetkililerinin e-fatura uygulamasına geçmesi halinde öncelikle paylaşımcı olmalarını e-fatura olayının kriterlerinin neler olacağı kimleri kapsayacağı oranların neler kanun tasarısında yer alan konuları sağlam bir alt yapısının oluşturulmasını dijital veri bankalarının kurulmasını kapsadığı alan itibariyle konunun muhatabı olan Resmi kurum ve kuruluşlar ile STK’lar ortak istişareler yapıp fikir alışverişinde bulunmaları, görüş ve önerileri alındıktan sonra uygulanacak yol haritasının belirlenmesini ve bunun kamuoyu ile paylaşılmasının gerektiğine inanıyorum. Bizler şu an buna hazır değiliz. Bu sürecinde iki yıldan daha fazla zaman alacağına inanıyorum. Bölgemizde bulunan büyük firmaların bazılarının e-fatura geçmiş olmalarına rağmen bu konudaki belirsizlik halen devam etmektedir. Ambalaj ve Etiket Sanayi, Türkiye pazarında hızlı bir şekilde gelişmekte. Matbaa sektörümüze olumlu bir katkısı olur mu? Düşünceleriniz nelerdir? Matbaacılarımızın birçoğu dijital baskıya yöneldi. Bundan sonra dijital baskı bir zorunluluk mudur? Düşünceleriniz nelerdir? Ambalaj ve etiket sanayi Türkiye pazarında hızı bir şekilde geliştiği gibi Sakarya’mızda da aynı hızla gelişmektedir. Bu anlamda bölgemizde ambalaja Bölgemizdeki matbaaların birçoğu dijitale yöneldi, yönelmek zorunda da kaldı. Artık her matbaa işletmesi kendi bünyesinde küçük yada orta segment dijital baskı makinası bulundurmak zorunda. Zamana karşı yarış, hemen teslimat ve kaliteli sorunsuz baskı dijital baskı sektörünü vazgeçilmez hale getirdi. En basit yüz adet kartvizit isteyen bir müşterimize yapamıyoruz dediğimizde diğer işleri de beraberinde elimizden kaçırıyoruz. Bunları yapmama adına dijital artık olmazsa olmaz haline geldi. En son düzenlenen matbaacılık fuarında gördüğümüz tablo bunun en güzel göstergesi değil mi? 3-5 fuar sonra belki de matbaa baskı makinası görmek mümkün olmayacak. Zaten bu sistem de bizi otomatik olarak oraya itiyor. Bir gün zorunluluk haline gelecek... Mevcut sivil toplum örgütlerimiz (Federasyon, Meslek Odalarımız, Ticaret ve Sanayi Odaları Meslek Komiteleri ve Dernekler) hakkında ki görüşleriniz nelerdir? Mevcut sivil toplum örgütleri olarak hepimizin var olan federasyon çatımızın altında toplanılması Yaşar EKER / gerektiğine inanıyorum. Özellikle üye sayısı fazla olan illerimizin ve büyükşehirlerin federasyon ile birlikte hareket etmeleri sağlanmalı. Federasyonumuzun da girişimlerde bulunup üye sayısını arttırmalı ve yeni derneklerin kurulmasına önayak olmalıdır. Alınacak olan kararların tüm Türkiye genelini kapsaması ve birlikte hareket edilmesi, gerekirse iller bazında koordine olunarak bölgesel kurumların hayata geçirilmesi bu kurumların yetkili kılınıp yetkileri dahilinde onay mekanizması olarak muhatap kabul edilmesi sağlanmalıdır. Bulunduğumuz bölgemizde yerel yönetimlerde temsilcilerimizi seçerken tek bir aday üzerinde mutabık kalınarak sesimizi daha fazla duyurmalı, haklarımızı daha fazla savunmalı ve devletimizin sağladığı tüm imkanlardan daha da fazla istifade etmemiz sağlanmalıdır. Çünkü biz bir aileyiz ve beraber olmak zorundayız... Eskişehir Matbaacılar Derneği Başkanı Birlikteliğimizi, inancımızı, mesleğimize olan güvenimizi kaybetmişiz. Karamsarlık çare değil. 2013 yılında ki matbaa sektörümüzün durumunu değerlendirir misiniz? 2014 yılından neler bekliyorsunuz? 2013 yılı sıkıntılı geçti, ama sebebi bizleriz. Neden : Maliyet muhasebesini bir türlü öğrenemedik. Hala maliyet çıkarırken, “kağıt x 3 = fiyat” olarak düşünüyoruz. Ne amortisman ne diğer giderleri, sanki biz ödemiyoruz. Sonuç sıkıntılı günler, aylar, yıllar tabiî ki dünyadaki değişimler, teknolojinin birini öğrenmeden yenisini tanımak, bilgi eksikliğimiz, işveren ve çalışanların bu konuda kendilerini geliştirmemesi, kazanamadığımız için sermaye eksikliğimiz çok. Ama en büyük sebep birlikteliğimizi, inancımızı, mesleğimize olan güvenimizi kaybetmişiz. Sebeb çok, çözüm de çok. Karamsarlık çare değil. Maliye bakanlığı, “ Maliye ile anlaşmalı, fatura, sevk irsaliyesi v.b.” işleri, e fatura uygulaması nedeniyle 2 yıl içerisinde kaldırmak istiyor. Sizce bu konuda neler yapılmalı? Birlikte hareket edilmediği takdirde herhangi bir işlem yapamayız. Kaldırılmasında sakınca yok. Matbaacılarımızın birçoğu dijital baskıya yöneldi. Bundan sonra dijital baskı bir zorunluluk mudur? Düşünceleriniz nelerdir? Dijital bize kolaylık getirdi diyelim. Hangi bütçemizi ayıracağız. Elektronik makinaların ömrü nedir? Nasıl amorti eder, yenisini alırız. Dolayısıyla dijital her matbaaya zorunluluk değildir. Mevcut sivil toplum örgütlerimiz (Federasyon, Meslek Odalarımız, Ticaret ve Sanayi Odaları Meslek Komiteleri ve Dernekler) hakkında ki görüşleriniz nelerdir? Sadece aidat alarak sivil toplum örgütü olmaz. Şu ana kadar üyesi olduğumuz Dernek, Meslek Odaları, Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Komiteleri ne üretti? Bizlere hangi eğitimi verdi, bizleri sadece seçimlerde hatırlayan lar çare olamadığı gibi aidatlarını geciktiren üyelerine avukatlar aracılığı ile tahsilat yapmayı amaçlamış kurumlar olarak görüyorum. Eğitim her alanda herkese gereklidir. Eğitimsiz toplumları kolay idare edersiniz.